13 Mayıs 2014 Salı

Özel Gün

Babaları büyük oğluna para vermiş, "bugün anneler günü, gidin annenize babaannenize hediye alın" demiş. Küçük kardeş ise, daha o yaşında bile bireyselci biri olmuş. Henüz okula gitmeyen bu velet, kendi hediyesini almak için babasından başka para istiyor. Baba para vermeyince, "ben abimle ortak hediye almam" diye tutturuyor. Bu küçücük velet, abisine ve babasına aklınca rest çekiyor. Aklına gelen ilk fikir, dünyanın en güzel fikriymiş hissediyor. Çiçek toplayacakmış bahçelerden. Bak sen şu salağa, çiçek ne arar lan bahçelerde? 

Evleri bahçeli ama, çiçek namına olan tek şey, ısırgan otu. Ona da çiçek denemez zaten,adı üstünde ot o. Sadece kendi bahçelerini değil, tüm bahçeleri dolanıyor. Yaşına göre oldukça kararlı bir şekilde yapıyor bunu, tam 15 dakika uğraşıyor desem abartmış olmam. Babaannesinin balkonu botanik bahçesi gibi, ama fark edilmeden oradan çiçek aşırması imkansız. Çiçek bulabileceği her yere bakmaya çalışıyor. Zamanı oldukça dar, abisi gelmeden annesine ve babaannesine çiçek bulmalı. Başlarda ararken, daha sonra nasıl bulabileceğini düşünerek geçiriyor vaktini. Zaten ödevi nasıl yapacağını düşünmek, ödevi yapmaktan her zaman daha uzun sürer. 

Abisini hediye çikolatalar ile sokağın başında görünce dünyası kararıyor bu veledin. Tam o anda, kaldırım taşlarının arasından azim ile fırlamış o papatyayı görüyor. Cılız ve tek başına olan o papatyayı. Hemen kopartıyor, zili çalıyor, otomatik "zat" ediyor, bizim velet abisi giremesin diye hemen kapıyı geri kapatıyor. Merdivenleri koşa koşa çıkıyor, annesine papatyayı uzatıp "anneler günün kutlu olsun" diyor, ve tuttuğu göz yaşlarını boşaltıyor. 

Bu geri zekalı velet, daha o yaşta bir duygu canavarı. Annesini de ağlatıyor. Anneler gününde...

Aynı gebeş, ama bu sefer on sekiz yaşına gelmiş haliyle, gene bir anneler gününde ağlıyor. İslam dininde olmasa da, İslam geleneğinde, ölen kadını erkek çocukları, kardeşleri ve torunları mezara koyar. Kadının en mahremi olan kocası, artık ona namahrem olur. Ölüm de, sonrası da bu kadar saçma ve acı işte. Anneler gününde gömülen anane ise çok daha acı geliyor bizim velede. Görevini yapmak yerine, ananesini gömmek yerine insanlardan kaçıp farklı bir köşede sulu gözler ile ananesinin gömülmesini izliyor. Hayır, sakın acımayın bu gebeşe, işine geldiğinde güçlü görünmeyi çok iyi bilir. Eğer ortada bir çıkar olsa, emin olun hepinizden güçlü taklidi yapabilir. Her duygusunu gizlemeyi, gömmeyi biliyor. En azından o zamana kadar yaşadıklarını biliyordu.

Anneler gününde bu çocuktan daha kötü olanlar da var. Anneler gününde ürünlerini satmaya çalışan markalar. "Hadi, annenize bir semaver alın size çay yapsın. Şu kampanya ile şu mutfak aletini alın, bu indirim ile ütü, o bindirim ile süpürge." Sanki annelerin başka işi yok. Sürekli evde çalışsın. Tacizleri sadece reklamlar ile de sınırlı değil. Cep telefonlarına kampanyalarını kısa mesaj çekiyorlar. Mail atıyorlar, internet sitelerine girmeye çalışırken zırt diye karşınıza çıkıyorlar. Sanki herkesin annesi hayatta, kimsenin annesi ölmüyor. Duygusuzca ve zalimce. Sanki her çocuk annesine hediye alabilecek kadar para biriktirme meraklısı. "Hadi babacım, anneme bir tek taş alalım, akşama da yemek değil kendi bokumuzu yeriz artık" 

Aynı terane kadınlar ve sevgililer gününde de var. Yahu tam adı dünya emekçi kadınlar günü olan bir günde, "hadi ona kadınlığını hissettirin" diyerek tek taş yüzük satmaya çalışmak ne demektir? Nasıl bir aymazlık bu? Bu ülkede bir kadına kadınlığını hissettirmek istiyorsan, bulaşık yıkat, çocuk baktır, tecavüz et, döv, mümkünse her gün dövdüğün gibi döv ama ölmesin. Aslında ölsün. En kadınlar onlar çünkü bu ülkede, hatta çoğu ülkede. Sonra anneler günü, semaver, süpürge... 

Ya bir anneye para ile hediye alınabilir mi? Anneye verilecek en güzel hediye zaten senin nefes alıyor olman. Nerede ve nasıl aldığın bile ikinci planda kalır. Annen seni doğurmak için para verdi sanki? Gerçi bu ülkede o bile paralı ya, neyse. 

O salak papatya benim duygu sömürüsü nişanım gibi hala bir kitabın arasında kurumuş olarak duruyor. Abimin aldığı çikolatalar ise çoktan yendi ve çıkarıldı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder