16 Haziran 2014 Pazartesi

Balkon

Baharın yaza dönmeye başladığı şu zamanlar var ya, işte benim en sevdiğim mevsim adı bu. Yaza dönmeye çalışan bahar diye apayrı bir mevsim olmalı bence. Adı da balkon ayı konulmalı. Çünkü güzel bir balkonu olan herkesin balkonda oturması gereken mevsim bu. 

Benim en büyük şanslarımdan biri bu balkon olayı zaten. Evin önü açık olduğu için az biraz manzara sahibiyiz. Çocukluğumdan beri bu balkonda oturur, Haliç köprüsünden geçen arabaları izlerim. Işıl ışıl evlere bakarım. Hiç sönmeyen ışıklar... Bu şehirde tüm ışıkların söndüğü tek gece 99 depremidir herhalde. O geceden İstanbulluların aklında kalan da gök yüzünü donatmış yıldızlar olmuştu herhalde. En azından şanslı olanlar için. 

Bu akşam üstü, yani en sevdiğim mevsimin günlerinin en sevdiğim saatlerinde, bahçede annesi ile oynayan bir kedi gördüm. Yavru kedi annesinin kuyruğunu yakalamaya çalışırken o kadar tatlıydı ki, bırakın kediyi, ben bile fark etmeden tüm hücrelerime mutluluk yaydı. 

Balkonu sevmemin bir diğer nedeni de bizim buraların yemyeşil olması. Ben ilkokulda okurken TEMA Vakfı okula gelip bizden bağış toplamıştı. Türkiye'de yeşile verilen bağışlar bile zorunlu olduğundan hepimiz vermiştik parayı. Bu arada zorunlu seçmeli ders ve zorunlu bağış kavramlarını bilen tek ülke olsak gerek. Neyse, ben o yaşta bile ağacın değerini bilen biriydim. Çünkü apartmanın bahçesindeki kiraz ağacına çıkıp dalından meyve yiyerek büyümüş çocuğum ben. Ama gerek nereye dikileceklerini bilemediğimden, gerekse meşe palamudunun meyvesi olmadığını bildiğimden biraz gönülsüz vermiştim parayı. Neyse işte, verdiğimiz o parayla, gelip bizim evin karşısındaki boşluğa diktiler palamutları. Fide hallerini bildiğim ağaçların boyları apartmanları geçmiş durumda. Yatak odama doğal perde görevi gören bir ceviz ağacı var. 

Aslında çok farklı bir şey yazıyordum, ama şu hafif hafif esen rüzgar aklıma getirdi, kısa da olsa balkonumu yazmak istedim. Zaten bu yazıları ya balkonda, yada insanın kafasının en çok çalıştığı yerde yazıyorum. Kötü sonla biten hikayelerin nerede yazıldığını anladınız siz. :)

öptüm. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder